Paris mi dediniz?

2017-06-06 09:35:00

Paris mi dediniz?                           Şimdi ben yazıya nasıl başlasam bilemedim. Belki de herkesin gidip görmek isteyeceği Avrupa şehirlerinden bir tanesi olmasının yanında, simgesi olan Eiffel Kulesi ile bütünleşmiş, pek çok filme, şiire, şarkıya konu olmuş bir yer Paris. Giden pek çok kişiden duyduğum bir şey vardı: Paris'i tek seferde gezemezsin. İnanın gidince ben de aynı şeyi düşündüm. Yani önümüzdeki yıllarda planlarım arasında bir kez daha Paris'e gitmek var.   Christmas yani noel, Avrupa'nın Hristiyanlık bayramı olduğu için, her Avrupa ülkesinin yeni yıla hazırlık olarak şehri giydirdiği, ışıl ışıl sokaklara büründüğünü duyarız. Biz de iş yerinden arkadaşlarımızla kış tatilimizi değerlendirebilmek adına, Aralık ayında Paris'e gitme kararı aldık. Roma ve Amsterdam gidebileceğimiz diğer güzergahlardı. Ancak Amsterdam'ın çok soğuk ve yağışlı olduğunu, Roma'nın da yaz mevsiminde daha güzel olacağını düşündüğümüzden Paris'i seçtik. İyi ki de seçmişiz. Noel pazarları, ışıl ışıl caddeleri, adım başı kafeleri bizi gerçekten büyüledi. Tek çektiğimiz çile, daha önce duyduğumuz gibi inanılmaz soğuk havasıydı. Bir kez daha kışın gidersem yanımda kayak kıyafetleri götürmeyi düşünüyorum :) Ama elbette yaz mevsiminde eşimle gitmeyi tercih ederim. (henüz evlilik arifesindeyim).       Paris'e nasıl gittik?   Öncelikle herhangi bir tur ile toplu seyahat etmediğimizi, bağımsız gittiğimizi belirtmek isterim. Ankara'dan gideceğimiz için, Premier Tur acentasından Tolga Bey ile yaptığımız bireysel program sonrası bilet ve vize işle... Devamı

Gavurun Kızı...

2016-09-03 23:09:00

Hiç uzaklara dalmadı gözlerin Hep canlı hep heyecanlı Hep bana doğru alevliydin Hiç ama hiç düşüncelere dalmadı. Ellerin hiç tedirgin olmadı Nereye koyacağını bilemez olduğunda bile Dokuna dokuna buldun en sonunda ellerimi Gözlerim hep uzaklara dalardı Düşünmediğim bir sürü düşüncelere Merak eder sorardın ne oldu diye "Yok bir şey" idi her daim cevabım. Yokmuş meğer gerçekten kayda değer Zamanın tutarsız oyunu gölgelemiş mutluluğumuzu Öyle yenildim şimdi düşünüyorum hatıralarımızı Herşeyden ama her konudan konuşabildiğimiz anları... Ah bu yürek şimdi tek başına yudumluyor Beyoğlu'nda kahvesini Yine yalnız dönüyor eski camiinin köşesini Efkarlanıp çıkıp gidiyor rastgele bir meyhaneye Yok tabi eski hevesi, neşesi... Adım adım kaldırımlar bile hüznümü seyrediyor. Söylemesi zor, söylememek elde değil. Buruk pişmanlık, acı gözyaşı. Yüzümdeki çizgilere dolan gamları, Anlatmak imkansız tasviri kolay değil Söyledim, söyledim Sonra ağladım, ağladım. Hiç görmediğim yerleri bile bu kadar merak etmedim. Sen şimdi kim bilir neredesin. Ah o çocuk kalbi, Kitap kapağındaki uçan balon gibiydi Yalnızlığı anlat deseler, Gökyüzünde yalnız uçmak derdim Oysa kanatlarım bile yok şimdi. Nasıl neden bilmiyorum Çaresiz öyle sessiz Kimsesiz ve herşeyden öte sensiz Derin karanlıklarda kafein almış aklımla, Aklımda seninle uyumaya çalışıyorum Hadi eyvallah gavurun kızı Avare gezen ben, Mösyö Eyfel'e giden sen. Ah be gavurun kızı! Bu gece göz kapaklarımda bile sen, Martıların yanık olduğu o bülbül gibi şakıyan sesin kula... Devamı

İstanbul

2016-08-27 06:22:00

Seviyordum Bulutları Ve hatta onu askıda tutan gökleri Kanatlarını çırpan uçakları Seviyordum İçinde hiçbir zaman olamayışımızı   Seviyordum Sevmeyi, özlemeyi Koşarak kucaklamayı havayı Mis gibi toprak kokusunu O yaprağın altında kalan Hafif yumuşak dokuyu   Seviyordum Gözlerini, bir okyanus gibi derindi bakışları Aydınlıktı o gece İstanbul yakamoz gibi Seviyordum Kokusunu, kömürgen erguvanlara dönen Renkleri suya döken şehri   Seviyordum Sesimi duyuramıyordum oysaki... Oysaki geçmişteydi en güzel günüm Dünüm en güzel günüm Özlediğim güzel İstanbul'um... Devamı

ŞAİRLE GÖKYÜZÜNÜN SEVİŞMESİ

2016-08-27 06:38:00

Nasıl sevilmez şairle gökyüzünün sevişmesi Nasıl dinlenmez ki sisin ardındaki sesi Sen yeter ki iste o güneşi doğuran İsterse batırır mavi dağların ardından Sümbülün moru ile kazın sarısını Hikayeleri öyle duyarsın şaire dair Sıktı mı taşı en derin kökünü çıkartır sözcüklerin Anlayamazsın Hangi dil hangi ırk hangi duygudur Bilirsin Sevgiye aşka dair haykırmıştır Suları derinden avuçlamış Fırlatıp nice enginlere atmıştır. Bir yerde varsa tufan İçini dökmüştür göğe Yere inmesi değildir öylesine Bir sebebi var elbet Senin benim bizim Ve şu bizim şairin acı çekmesinin Edası belli, edası nara Bir of çektirir ki karşıki dağlara Yumrukları acıtmış ki zamanla Artık Leyla da yok ortada Aslı da Ne hayırsızlar öyle değil mi? Aşkı bulmuş da bunamak denir buna. Varsın kalbi zincirli kalsın, demirli Gel sen çöz benim dilimi. Devamı